Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

CHP Kurultay Davasında Savcı Mütalaasını Açıkladı: İmamoğlu Dahil 9 İsme Hapis Talebi

ANKARA / TEKHA Cumhuriyet

ANKARA / TEKHA

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan davada cumhuriyet savcısı esasa ilişkin mütalaasını sundu. Ankara 26’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada savcı; aralarında görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da yer aldığı 9 sanık için ‘Seçim Kanunu’na muhalefet’ suçlamasıyla 3’er yıla kadar hapis cezası talep ederken, 3 sanığın beraatine karar verilmesini istedi.

Tanık Beyanları Ve İddianamedeki Suçlamalar

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde hazırlanan iddianamede; kurultay sürecinde bazı delegelere nakit para, iş ve adaylık vaatleri verildiği, market yardım kartları dağıtıldığı ve pusula fotoğraflarının talep edildiği öne sürülüyor. Sürecin Özgür Özel lehine yönlendirildiği savunulan dosyada, tüm sanıkların hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

Duruşmada SEGBİS aracılığıyla dinlenen tanık Emirhan Akçadağ, kurultay sürecine dair şunları söyledi:

“Gökhan Günaydın, Ekrem İmamoğlu, bunların toplantılarına şahit oldum. Bu husus savcılık ifademde de var. Tabii içerilerine girilemiyordu ama burada toplantılar yapılıyordu. Onun haricinde, yine savcılık ifademde belirtmiş olduğum üzere, otelin eksi birinci katı delegelerle veya il başkanlarıyla görüşmek için kullanılıyordu. Burada İstanbul İl Başkanlığı da faaliyet gösteriyordu. Ancak oraya da içeri girilemiyordu. Aziz İhsan Aktaş suç örgütü dosyasında vermiş olduğum savunmada belirttiğim gibi, o dönemde 4-6 Kasım 2023 tarihleri arasında çeşitli otellerde yaklaşık 160 siyasetçiyi konaklattık. Bu konaklamalar, dönemin Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın ödemesiyle gerçekleştirildi. Burada da durum şöyleydi; bunların tüm ödemelerini kendimiz yaptık. Belediye olarak koordinasyonu sağladık. Oradaki hedef, delegeleri orada tutmak, aynı zamanda orayı siyasi bir üs olarak kullanmaktı”

Akçadağ menfaat iddialarına dair anlatımlarına şöyle devam etti:

“Maddi menfaatler ve birtakım teklifler konuşuluyordu. Ancak bizzat bana veya bizim ekipten herhangi birine böyle bir teklif yapılmadı. Ben de o toplantıların içerisinde bizzat bulunmadım. Özel odalar vardı, toplantılar buralarda yapılıyordu. Bu konular çok konuşuluyordu, duyuluyordu. Özellikle birinci tur sonrasında okul bursu verilenler, maddi menfaat sağlanan kişiler olduğu da konuşuluyordu. Ancak toplantıların içerisinde birebir bulunmadığım için isim veremiyorum. Net olarak söyleyebileceğim şey, bunların orada konuşulduğudur. Zaten salonda da duyuluyordu. Siyasetin içerisinde bulunan üst düzey yöneticiler ve taraflar arasında bu konular konuşuluyordu”

Tanık Ali Abbas Ertürk ise “Herhangi bir bilgim yok. O dönem Aksaray delegesiydim. Özgür Karabat’ı sadece kamuoyundan milletvekilimiz olarak bilirdim. Kurultay günü bir usulsüzlük yapıldığını görmedim” derken, diğer tanık Sırrı Küçük de “Herhangi bir usulsüzlüğe şahit olmadım” beyanında bulundu.

Savunma Makamı Somut Delil Bulunmadığını Savundu

Tanıkların ardından beyanda bulunan Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Çağlar Çağlayan, iddiaların görgüye değil varsayıma dayandığını belirterek şöyle konuştu:

“Bugün dinlenen diğer tanık Emirhan Akçadağ’ın söyledikleri de aslında bize şunu göstermiş oldu. ‘Böyle konuşuluyordu, bu çok söyleniyordu’ şeklinde ifadeler kullanılıyor. Ancak kimin söylediği belli değil. Nasıl başkaydı, içeride bir şey mi konuşuldu? Bir şey mi duydunuz; ‘duymadım.’ Gördünüz mü; ‘görmedim.’ Kapıdan içeri kimlerin girdiği soruluyor. Turan Taşkın Özer’in odasına Gökhan Zeybek’in girdiğini söylüyor. Gökhan Zeybek de milletvekili, Turan Taşkın Özer de milletvekili. İstanbul İl Başkanı da giriyor. Bunlar İstanbul siyaseti içerisinde yer alan kişiler. Birbirleriyle herhangi bir yerde görüşmelerinden daha doğal bir şey yokken, para verildiğine, alındığına, oyların satın alındığına ilişkin ortada herhangi bir somut olay yok. Tanık, duymadığı ve görmediği şeyleri çıkarımla bir sonuca bağlıyor”

Siyasi temasların olağan bir çerçevede yürüdüğünü kaydeden Avukat Çağlayan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi Sayın Özgür Özel’e tahsis edilmiş bir odadan bahsediyoruz. Özgür Özel genel başkan adayı. Kendisine ve ekibine tahsis edilen yerde siyasi görüşmeler yapılıyor. Ancak tanık bunu öyle bir anlatıyor ki sanki içeride gizlice kapatılmış, özel olarak hazırlanmış bir oda varmış gibi bir izlenim oluşuyor. Oysa burası CHP Genel Merkezi tarafından yapılan planlama dahilinde Sayın Özgür Özel’in kullanımına tahsis edilmiş bir yer. Tanık ise burada gizli görüşmeler yapılıyormuş gibi anlatıyor. Bu anlatımı genel olarak dinlediğinizde, sanki delegeler içeri giriyor, ceplerine kartlar konuluyor, telefonlar veriliyor ya da kendilerine birtakım sözler veriliyor ve bunun üzerine oy kullanıyorlarmış gibi bir anlam çıkıyor. Oysa içeride yapılan şey siyasi görüşme. Üstelik kendisine resmen tahsis edilmiş bir odada yapılan siyasi görüşme. Resmi ve olağan siyasi faaliyetleri kriminalize eden bir anlatımla karşı karşıyayız. Bu anlatımın hiçbir kısmı doğrudan görgüye dayanmıyor”

Duruşma Tarihi 11 Kasım’a Bırakıldı

Esasa dair görüşünü mahkemeye sunan iddia makamı; HTS kayıtları, dijital materyaller ve tanık anlatımları doğrultusunda sanıkların ortak iradeyle hareket ettiğini öne sürdü. Savcı; Baki Aydöner, Ekrem İmamoğlu, Erkan Aydın, Mehmet Kılınçarslan, Metin Gülerkaya, Nihat Yeşiltaş, Özgür Çelik, Rıza Akpolat ve Serhat Can Eş’in ‘Seçim Kanunu’na muhalefet’ suçundan 3’er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Yeterli delil bulunamadığı belirtilen Cemil Tugay, Hüseyin Yaşar ve Özgen Nama hakkında ise beraat talep edildi.

Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının son savunmalarını hazırlamaları için süre vererek duruşmayı 11 Kasım tarihine erteledi.