Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Fırat Üniversitesi Gastroenteroloji Uzmanı Uyardı: Yutma Güçlüğü Hafife Alınmamalı

ERHAN DABAK – ELAZIĞ

ERHAN DABAK – ELAZIĞ / TEKHA

Fırat Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Kliniğinde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Mübin Özercan, toplumda sık görülen ancak genellikle önemsenmeyen yutma güçlüğü hakkında önemli açıklamalarda bulundu

Dr. Özercan, yutma güçlüğünün (dysphagia) lokmanın ağızdan mideye kadar iletilmesi sürecinde yaşanan bir aksaklık sonucu ortaya çıktığını belirterek, “Neredeyse her 5 kişiden birinde görülen bu durum, özellikle ileri yaşlarda daha sık görülüyor,” dedi.

Boyun Kasları mı, Yemek Borusu mu?

Yutma güçlüğünün nedeninin doğru tespit edilmesinin tedavi süreci açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Dr. Özercan, “Yutma sırasında boğulma hissi, yutamama, boğazda takılma hissi, yedikten sonra öksürük gibi şikâyetler genellikle boyun bölgesindeki kas ve sinir sistemi hastalıklarını düşündürürken; göğüs ağrısı, yediklerinin göğüste takılması, ya da yediklerinin sindirilmeden ağza geri gelmesi gibi belirtiler, yemek borusu kaynaklı sorunlara işaret edebilir” şeklinde konuştu.

Tanıda Endoskopi ve Manometri Önemli

Dr. Özercan, yemek borusuna bağlı yutma güçlüğü şikâyetlerinde, olası bir darlık veya kasılma bozukluğu olup olmadığını belirlemek için endoskopik incelemenin şart olduğunu söyledi. Endoskopi sonrasında herhangi bir darlık saptanmaması durumunda ise yüksek çözünürlüklü manometri adı verilen özel bir testle yemek borusunun kasılma düzeninin değerlendirildiğini ifade etti.

Manometrik incelemelerin Fırat Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Kliniğinde düzenli olarak yapıldığını belirten Dr. Özercan, bu yöntemin kasılma düzensizliklerinin tanı ve sınıflandırılmasında önemli rol oynadığını vurguladı.

Tedavi Kişiye Özel Planlanmalı

Yutma güçlüğünün altında yatan nedenin tespit edilmesinin ardından tedavi planının yaşam tarzı değişiklikleri, diyet düzenlemeleri, ilaç tedavisi, endoskopik ya da cerrahi müdahaleleri kapsayabileceğini söyleyen Dr. Özercan, bu şikâyetleri yaşayan bireylerin mutlaka bir uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.