ANKARA / TEKHA
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde bakanlığın yürüteceği faaliyetlere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Zirve çerçevesinde kapsamlı bir takvim oluşturduklarını aktaran Göktaş, kadınların güçlendirilmesi, çocukların karar alma süreçlerine dahil edilmesi, bakım modelleri ile yaşlı ve engelli vatandaşların korunmasını merkeze alan adımlar atacaklarını bildirdi.
Bakan Göktaş, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Kadınların güçlenmesi, çocukların katılımı, bakım hizmetleri ile yaşlı ve engelli bireylerin korunmasını kapsayan çalışmalar yürüteceğiz. Ulusal kurumlar, BM kuruluşları ve sivil toplumla iş birliği içinde Türkiye’nin sosyal hizmet birikimini uluslararası alanda paylaşacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek bu zirvede, iklim politikalarının sosyal boyutunu güçlü biçimde gündeme taşıyacağız” ifadelerini kullandı.
Tüm İllerde Sıfır Atık Elçileri Görev Alacak
Kadınların iklim krizine karşı direncini artırmayı ve yeşil dönüşüm fırsatlarından faydalanmalarını hedeflediklerini vurgulayan Göktaş, “Kadının güçlenmesi alanında çevre ve iklim değişikliğini ilk kez temel politika eksenlerinden biri olarak belirledik. Zirvede ‘Adil Geçiş’ ve ‘Sıfır Atık’ başlıklarına odaklanacağız” dedi.
Bu doğrultuda Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ortaklığıyla 9 Kasım tarihinde ‘Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi’ ile iklim krizinin istihdam piyasasına ve ne eğitimde ne istihdamda yer alan genç kadınlara yansımaları masaya yatırılıyor. Zirvede ayrıca BM Kadın Birimi (UN Women) iş birliğinde 13 Kasım’da ‘Adil Geçiş için Sosyal Koruma, Bakım Hizmetleri ve Kadınların Güçlenmesi’ başlıklı üst düzey oturum organize ediliyor.
Aynı gün Sıfır Atık Vakfı ortaklığında ‘Kadınlarla Atıksız Sürdürülebilir Yaşam Projesi’nin lansmanı gerçekleştirilecek. Girişimin hedeflerini paylaşan Göktaş, “Bakanlığımızdan hizmet alan her kadın Sıfır Atık konusunda farkındalık kazanacak. Anne çocuk etkinlikleriyle projeyi topluma yaygınlaştıracak, sadece kadınlarda değil, genç nesillerde de bu farkındalığı artıracağız” sözlerini kaydetti.
Proje kapsamında 81 kentin tamamında Kadın Sıfır Atık Elçileri görevlendirileceğini aktaran Göktaş, “Sıfır Atık Elçilerimiz, bu alanda öncü rol üstlenerek Sıfır Atık anlayışının yaygınlaşmasına katkı sağlayacak” bilgisini verdi.
Çocuklar İklim Liderliği Rolüyle Sahneye Çıkacak
Çocukların çevre mücadelesine doğrudan katılım sağlamasının vazgeçilmez bir unsur olduğuna işaret eden Göktaş, “Geleceğin dünyasını konuşurken, o dünyada yaşayacak çocukların sözünü bugünden dinlemeliyiz” dedi.
Çocuk Hakları Komitelerinin ana temasını ‘Çevre, İklim Değişikliği ve Çocuk’ şeklinde belirlediklerini hatırlatan Göktaş, hazirandan bu yana on binlerce çocuğun 300’ün üzerinde etkinlik hayata geçirdiğini, 13 Eylül tarihinde ise 81 ilde ve 94 farklı merkezde eş zamanlı farkındalık buluşmaları yaptıklarını aktardı. Bakanlık, 14 Kasım’da UNICEF iş birliğiyle ‘Gelecek Nesillerin Hakları: COP31’de Çocukların İklim Liderleri Olarak Güçlendirilmesi’ başlıklı oturuma imza atıyor. Bakan Göktaş’ın da bizzat katılacağı programda çocuklar hazırladıkları ortak bildirge metnini karar vericilere teslim edecek.
Hassas Grupların Korunması Öncelikli Hedef Olacak
İklim krizinin yaşlı ve engelli bireyler üzerindeki olumsuz etkilerinin de zirve gündemine taşınacağını belirten Göktaş; kadınların aşırı sıcak dalgalarına karşı dayanıklılığı, kırsal bölge aileleri, mevsimlik tarım işçileri ile özel gereksinimli bireylerin korunması gibi başlıklara odaklanacaklarını bildirdi. Afet dönemlerinde bakım yükünün yanı sıra çocuk, yaşlı ve engellilerin güvenliğini teminat altına almayı amaçlayan bakanlık, koruyucu mekanizmaları kesintisiz kılmayı hedefliyor.
Bu çerçevede Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ortaklığıyla 18 Kasım’da ‘İklim Değişikliği ve Aşırı Sıcakların Etkilerine Karşı Kadınların Dayanıklılığının Güçlendirilmesi’ başlıklı üst düzey panel toplanıyor. Panelde aşırı sıcakların kadın sağlığı, doğurganlık, anne ve bebek sağlığı ile kadına dönük şiddet üzerindeki etkileri tartışılarak risk azaltıcı çözüm yolları uluslararası kamuoyuyla paylaşılacak.

