FİJİ / TEKHA
Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) öncesi hazırlık toplantıları Pasifik ada ülkeleri Fiji ve Tuvalu’da sürüyor. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim krizinin etkileriyle sular altında kalma riski bulunan Tuvalu ziyaretinin ardından Fiji’de düzenlenen Liderler Genel Oturumu’nda uluslararası topluma seslendi.
Taku Pakasoa Bildirgesi Ve Ortak Mücadele Vurgusu
Konuşmasına Tuvalu dilinde ‘Talofa’ ve Fijice ‘Bula Vinaka’ selamlarıyla başlayan Bakan Murat Kurum, bölgesel dayanışmanın önemine değindi:
“Bugün Tuvalu ve Fiji’de bir araya gelen dünya, aslında buradaki değerli konuşmacıların da ifade ettiği gibi Mavi Pasifik’e yönelen ciddi tehdidi yerinde gördü. Hepimiz biliyoruz ki Taku Pakasoa Bildirgesi, Tuvalu dilinde birlik ve ortak eylemde bulunan güç anlamına gelir. Bu bildiri, iklim krizinin ön saflarındaki Pasifik halklarının arkasında birleşme çağrısıdır. Bu çağrı, bizim tüm süreç boyunca dile getirdiğimiz diyalog, uzlaşı ve aksiyon çağrılarımızın tam olarak bölgesel yansıması niteliğindedir. Görüyorum ki bugün gelinen noktada dünyanın her yerinde artık ‘görüşme, konuşma yeter; birlikte eyleme geçme zamanıdır’ mesajını hep bir ağızdan vermekteyiz.”
Küresel Isınma Sınırı Ve Ada Devletlerinin Geleceği
Paris İklim Anlaşması’ndaki 1,5 derece hedefini hatırlatan Bakan Kurum, kıyı ülkelerinin karşı karşıya kaldığı tehlikeyi aktardı:
“Pasifik’te insanlar okyanusla uyum içinde yaşadı. Kültürleri ve kimlikleri gelgitlerle iç içe geçti. Bugün aynı okyanus bu yaşam biçimini tehdit ediyor. Deniz seviyesinden yalnızca birkaç metre yükseklikteki Tuvalu, her gün iklim gerçeğiyle yüzleşiyor. Tuvalu ve Fiji’yi tehdit eden durum, hep birlikte harekete geçmezsek hepimizi bekleyen geleceğin habercisi. Sıcaklık artışı 1,5 santigrat dereceye yaklaşırken 1,5 santigrat derece hedefi Tuvalu gibi ülkelerin var olup yok olma meselesi haline geldi. Her bir ilerlemenin etkileri hızlandırdığını görüyor ve küçük ada gelişmekte olan devletler ve en az gelişmiş ülkeler işte bu süreçte geri dönüşü olmayan kayıp riskini arttırdığını vurguluyoruz. Bilim; derin, hızlı ve sürdürülebilir emisyon azaltımlarının artık şart olduğunu tüm gerçekliğiyle söylüyor. Pasifik ada ülkelerinin iklim liderliğindeki aktif faaliyetlerini takdir ediyoruz. Deniz seviyesinin yükselmesi bağlamında devletlik, egemenlik ve deniz bölgelerinin korunması kararlılığımızı teyit ediyoruz.”
Temiz Enerjiye Geçiş Ve Ulusal Katkı Beyanları
Fosil yakıtlara olan bağımlılığın azaltılması gerektiğini ifade eden Bakan Kurum, ülkelerin taahhütlerini yerine getirmesine dikkat çekti:
“1,5 derece hedefine ulaşılabilir kılmak için tüm tarafları bu kritik 10 yılda ortak eylemi hızlandırmaya çağırıyoruz. Bugüne kadar yapmış olduğumuz tüm COP toplantılarında alınan kararları, taahhütleri uygulamaya davet ediyoruz. 2035’e NDC’lerini henüz sunmayan ülkeleri en kısa sürede harekete geçmeye davet ediyoruz. Bilimin karar alma süreçlerine yön vermesi hayatidir ve bu kapsamda temiz enerji geçişi taahhüdümüzü yineliyor; 2030’a kadar yenilenebilir enerji kapasitesinin 3 katına, enerji verimliliğinin 2 katına çıkarılması ve fosil yakıtlardan adil, düzenli, eşitlikçi uzaklaşmayı ve yine çok önemsediğimiz 2035 yılına kadar yüzde 35 elektrifikasyon hedefini bu COP31’in başarısı olarak görüyoruz. Yine 2050 Net Sıfır Emisyon Hedefi için ulusal yol haritalarıyla uyumlu hareket edeceğiz. Elektrifikasyon, depolama ve şebeke dönüşümü enerji arz güvenliğini güçlendirecek, maliyetleri düşürüp fosil bağımlılığını azaltacaktır.”
Adil İklim Finansmanı Ve Okyanus Ekosistemi
Antalya’daki zirvede öne çıkacak başlıklara ve finansal desteğin önemine değinen Bakan Kurum, şu sözleri kaydetti:
“Okyanus, gezegenin iklim düzenleyicisi, en büyük karbon yutağı ve gıda güvenliğinin temelidir. Isınma, asitlenme, deniz seviyesi yükselmesi ve biyolojik çeşitlilik kaybına karşı hep birlikte toplu eylem gerekir. Okyanus bilimini güçlendirmeli ve bu çalışmaları hep birlikte desteklemeliyiz. Gençliğin ve yerli halkların ses getiren öncü tavırlarını kutluyoruz.”
Konuşmasının son bölümünde Antalya davetini yineleyen Kurum, sözlerini şöyle tamamladı:
“Burada Pre-COP’ta, Pasifik’te Taku Pakasoa ruhuyla seslerimizi birlik, dayanıklılık ve güç içinde birleştiriyoruz. Kasım ayında Antalya’da COP31’e hazırlanırken tüm tarafları, tüm dünyayı ortak geleceğimiz için harekete geçmeye davet ediyorum.”
Toplantıyı Tuvalu dilinde teşekkür anlamına gelen ‘Fakafetai’ sözüyle noktalayan Bakan Kurum’un katıldığı oturumda; Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, Fiji Başbakanı Sitiveni Rabuka, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen, Fiji Enformasyon, Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Lynda Tabuya, UNFCCC İcra Sekreteri Simon Stiell ile ada temsilcileri ve gençlik elçileri yer aldı.

