Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “2027’de Enflasyonda Tek Hane Hedefliyoruz”

İSTANBUL / TEKHA İstanbul

İSTANBUL / TEKHA

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 2026 yılındaki ilk meclis toplantısı, Eminönü’ndeki merkez binada gerçekleştirildi. İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in ev sahipliği yaptığı toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, reel sektör temsilcileri ve meslek komitesi başkanları katıldı. İş dünyasıyla bir araya gelen Yılmaz, ekonomideki yol haritası, yapısal reformlar ve iş gücü piyasasına dair önemli açıklamalarda bulundu.

“Enflasyonda Faiz İndirim Döngüsüne Girildi”

Ekonomideki güncel verileri değerlendiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu yaparak şunları söyledi:

“2025’te enflasyonu yüzde 30’un biraz üstünde kapatmış olduk. Ocakla birlikte inşallah 30’un altını göreceğiz. 2026 sonundaki hedefimiz enflasyonu 20’nin altında bir rakama taşımak, 2027’de ise tek haneli rakamları hedefliyoruz, yol haritamız bu. Finansal piyasalarımızda oldukça iyi bir yere gittiğimizi söyleyebilirim. Bir defa cari açığımız azalıyor, Orta Vadeli Program’da öngördüğümüz rakam 1,4. İhracatımız 253,4 milyar dolar diye hatırlıyorum. Bir de hizmet ihracatımız var, o da 123 milyar dolar. İkisini topladığınızda 396 milyar doları aşan mal ve hizmet ihraç eden bir ülkeyiz artık. Büyümemiz ilk dokuz ayda 3.7, yıl geneli tahminimiz ise 3.3. Genel finansal koşullar iyileşecek. Bu sene geçen seneye göre çok daha iyi olacak. Çünkü Türkiye artık enflasyondaki düşüşe paralel bir şekilde faiz indirim döngüsüne girmiş durumda. Dünya merkez bankaları da bu döngüye girmeye başladı. Dolayısıyla genel finansal maliyetler aşağı doğru gelecek, bunu görmeye başladık ve daha da göreceğiz.”

“2026 Reform Yılı Olacak”

Yapısal reformların beklentileri iyileştirdiğine dikkat çeken Yılmaz, “Sayın Cumhurbaşkanımız 2026’yı reform yılı ilan etti biliyorsunuz. Yapısal reformlar iki açıdan önemlidir. Birincisi somut sonuçları itibarıyla, bugün bir adım atarsınız, gelecekte bunun meyvelerini toplarsınız. Biraz zaman alır ama. Bir de yapısal reformların beklenti kanalı ile olan etkisidir. Yapısal reform yapan bir ülkenin geleceği daha parlak demektir, beklentiler iyileşir ve bu da ekonomide hemen bir fark oluşturur” dedi.

Atıl İş Gücü ve Üretim Kültürü Vurgusu

İş gücü piyasasındaki dönüşüme değinen Yılmaz, “atıl iş gücü” kavramına açıklık getirerek şu ifadeleri kullandı:

“Atıl iş gücü dediğimiz, iki boyutu olan bir kavram var. Birincisi potansiyel iş gücü, ‘İş arıyor mu?’ diye bakıyorsunuz, hayır aramıyor. İş aramadığı için işsiz kategorisine girmiyor ama gidip sorduğunuzda ‘Size şöyle bir iş versek yapar mısınız?’ dediğinizde ‘Olabilir’ diyor. Buna potansiyel iş gücü diyoruz. Bir de zamana bağlı eksik çalışanlar var. Her iki konuda da iş gücü piyasalarını daha fazla harekete geçirmek istiyoruz. Muhalefet bazen ikisini ‘elma ile armudu’ mukayese ediyor. Dış dünyayla bizim atıl iş gücünü alıp Avrupa’nın işsizliğiyle kıyaslıyorlar, bu haksız bir mukayese. Oralarda da atıl iş gücü işsizlikten daha yüksektir. Kadınların iş gücüne katılımı, atıl iş gücünü azaltma noktasında çok kritik bir konu. Bunun da üstünde bir üretim kültürü meselesi var. Yeni nesillere emeğin ve üretimin değerini daha fazla anlatmamız lazım. Maalesef eskisi kadar üretmek, emek sarf etmek, alın teri dökmek gibi değerleri toplum olarak siyasi fark gözetmeksizin daha fazla canlandırmamız lazım.”