ŞANLIURFA / TEKHA
Şanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu organizasyonunun kapanış merasimine katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatında dünyada 11’inci sıraya yerleştiğini, hedefin ise ilk 10 olduğunu kaydetti. Kadim kentin 5 gün süresince gençlerin bilimsel ve teknolojik projelerine ev sahipliği yaptığını belirten Yılmaz, etkinliğin kapanışında şu ifadeleri kullandı:
“Göbeklitepe’den Harran’ın kadim ilim geleneğine, oradan bugünün üniversitelerine ve geleceğin teknolojilerine uzanan bu topraklarda binlerce yıllık merak, öğrenme ve keşfetme ruhu bugün gençlerimizin, sizlerin projelerinde yeniden hayat buluyor. Şanlıurfa’da ülkemizin dört bir yanından gençlerimizin sergilediği cesareti, üretme azmini ve kendilerine duydukları özgüveni Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz açısından çok kıymetli görüyoruz. Türkiye olarak ihtiyaç duyduğumuz teknolojileri kendi imkanlarımızla geliştirmeyi, güvenliğimizin ve refahımızın yanı sıra tam bağımsızlık mücadelemizin de ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son çeyrek asırda savunma sanayinde bir değişim değil, bir devrim yaşadık. Başardığımız bu devrimle ülkemize uygulanan ambargoları, kısıtlamaları aşarak kendi tasarım ve üretim kabiliyetimizi kazandık. Başkalarından geçmişte parasını ödeyerek alamadığımız ürünleri şimdi biz dünyanın dört bir yanına parası mukabilinde satar hale geldik, ihraç eder hale geldik. Sadece geçen yıl 10 milyar doları aşan bir ihracatımız oldu. Dünyanın 11’inci büyük savunma ve havacılık ihracatçısı ülke konumuna yükseldik. İnşallah yakın bir gelecekte ilk 10 ülke arasına da ülkemizi yükselteceğiz.”
Savunma Sanayiindeki İlerleme Diğer Sektörlere Yayılıyor
Yerli üretim hamlesinin sadece savunma alanıyla sınırlı kalmayacağını, tarım ve sağlık başta olmak üzere sivil sektörlerin de bu atılımdan güç alacağını dile getiren Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Milli yerli tedarik oranımız bugün yüzde 80’leri aşan bir seviyeye geldi. Şunu vurgulamak isterim; Bu rakamlar önemli ama bunlar sonuç. ’Bunun sebebi ne diye’ sormak lazım. Kendiliğinden bu işler olmuyor, hiçbir şey kendiliğinden olmuyor. Bu büyük devrimin, bu büyük başarının arkasında güçlü bir siyasi irade, sağlam bir liderlik var. Ve bunun da adı Recep Tayyip Erdoğan. Bütün siyasi mülahazalardan uzak bir şekilde, bir vatandaş olarak Cumhurbaşkanımıza yaptığı bu liderlik için, gerçekleştirmede liderlik yaptığı bu devrim için şükranlarımızı sunuyoruz; ‘Cenab-ı Allah senden razı olsun’ diyoruz. Bugün savunma sanayinde yaptığımız bu devrimi başka alanlara da taşıyacak noktaya geldik. Az önce tarımla ilgili bir alanı ziyaret ettim, yapay zeka destekli tarımsal uygulamaları gördüm. Sağlıktan enerjiye birçok sivil sektöre de burada elde ettiğimiz teknolojik yetkinlikleri yayarak, ekonomimizin topyekün katma değerini çok daha yukarı seviyelere çıkaracağız. Ve bunu kimler yapacak biliyor musunuz? Siz yapacaksınız, gençlerimiz yapacak. Ve sizin aranızdan inanıyorum ki nice Selçuk Bayraktar’lar çıkacak. Sadece savunma sanayinde değil; tarımda, sağlıkta, birçok sivil alanda da bunları göreceğiz. Türkiye yüzyılı, milli teknoloji hamlemizin yüzyılı olacak. Türkiye yüzyılı, TEKNOFEST gençliğinin yüzyılı olacak inşallah.’’
Bayraktar İle Ortak Basın Açıklaması
Törenin ardından Baykar Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ile kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bölgenin teknolojiye yoğun ilgi gösterdiğini ve 1 milyon 300 bin ziyaretçi sayısına ulaşıldığını bildirdi. Yılmaz açıklamalarında şu sözleri kaydetti:
“Az önce gördüm tekrar vurgulamak istiyorum. Tarım ve sağlık alanında çok güzel teknolojiler geliştiriliyor. Savunma sanayinin artık diğer sektörlere de sirayet ettiğini, artık oralarda da seviyenin yükseldiğini görüyoruz. Tüm illerimizi Güneydoğu’yu görmeye davet ediyorum. Medya üzerinden bu bölge ile ilgili algı oluşturmasınlar lütfen. Gelsinler buradaki gerçekliği kendileri yaşasınlar. Görecekler ki yıllardır anlatılan gibi değil. İnşallah kardeşlik ile teknoloji ile üretim ile geleceği 86 milyon hep birlikte inşa edeceğiz. Bugün ile birlikte 1 milyon 300 bin sadece bu alana ziyaretçi olduğu tahmin ediliyor. Demek ki bölge teknoloji ve TEKNOFEST’i kucaklıyor. Yıllar yılı ülkemizde bunun özlemi çekildi. Eski nesiller maalesef birçok sıkıntılar yaşadılar. Böyle günleri görmeyi hep arzu ettiler. Ben bunun yıllardır biriken bir özlemin yansıması olduğunu düşünüyorum. Milli Eğitim ve Valiliğimiz kırsaldaki çocuklarımızı, burayı gelsinler görsünler diye destek oldular. Bütün Urfa her zaman olduğu gibi güzel bir ev sahipliği yaptı.’’
Yenilikçi Fikirlere Ve Girişimcilere Tam Destek
Girişimcilik eko-sisteminin her evresine devlet eliyle katkı sunulduğunu aktaran Yılmaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Biz fikir aşamasından ticarileşmeye kadar, her aşama ile ilgili destek mekanizmalarını geliştirmiş durumdayız. Girişimciliği destekleyici programlarımız var. Sanayi ve teknoloji Bakanlığımız başta olmak üzere bu desteklerimizi veriyoruz. Bu büyük bir emeğin son geldiği noktanın sergilenmesi. Bunun arkasında büyük bir emek var. Başarı için her aşamayı desteklememiz lazım. İleriye dönük ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Geleceğimiz burada.’’
Güçlü Caydırıcılık İle Barışçıl Duruş Vurgusu
Türkiye’nin masada barışı, sahada ise caydırıcılığı esas alan politikasına işaret eden Cevdet Yılmaz, değerlendirmesini şu cümlelerle tamamladı:
“Türkiye’nin birlik beraberlik içerisinde caydırıcı bir güç olduğunu, gençleriyle yeni nesiller ile birlikte dünyanın bu yeni meydan okumalarına karşı hazır olduğunu ortaya koyduk. Ama aynı zamanda barıştan yana, refahtan yana, sosyal adaletten yana tavrını ortaya koyduk. Sorunları savaşarak değil masalarda uzlaşarak çözme barışçıl tavrını ortaya koymuş oluyor. Güçlü bir caydırıcılık barışçı bir diplomasi bu ikisini de Türkiye Cumhuriyeti gayet güzel yapıyor. Ve dünyaya şunu söylüyor; ‘Biz hem güçlü olacağız hem haklı olacağız’ diyor. Sadece güçlü olup katliamlarla insanlık dışı eylemlerde bulunuyorsanız, o gücün ve teknolojinin bir anlamı yok. İşte biz Urfa’da onu söylüyoruz. İnsani değerleri savunmaya devam edeceğiz. Mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz.’

