“Savaşlar Toprakta Değil Önce Ekranlarda Başlıyor”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, medya kuruluşlarının İstanbul temsilcileri ve haber muhabirleri ile iftar programında bir araya geldi. Programda önemli açıklamalarda bulunan Duran, dünyanın ve bölgenin içinden geçtiği zorlu sürece dikkat çekerek, “Bölgemizde süregiden gerilimlere, savaşlara ve krizlere rağmen hamdolsun Türkiye’miz, ‘darüsselam’ yani ‘selamet ülkesi’ olma hüviyetini muhafaza etmektedir.” dedi.
Duran, günümüzde savaşların sadece sahada değil, dijital mecralarda da sürdürüldüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: “Ekranlar sadece bizim bilgileri aktardığımız yerler olarak kalmayacak, bir savaş cephesine de doğru dönüyor. Bunu algoritmalar üzerinden ya da yapay zekanın yeni ürünleri üzerinden ne kadar etkili bir şekilde yapılabildiğini gördük. Çünkü savaşlar önce kamuoyunun zihnine yönelik olarak başlıyor, toprak üzerinde başlamıyor, ekranlarda başlıyor ve bir korku iklimi, bir güven kaybı, bir dayanışma, tesanüt kaybı olduğunda bunlar çok etkili olabiliyor.”
“Uluslararası Düzenin Diplomatik Güvenirliği Erimektedir”
Küresel sistemin krizler karşısındaki yetersizliğini vurgulayan Duran, Orta Doğu’daki gelişmelere değindi. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan yapının tıkandığını ifade eden Duran, “Gördüğümüz manzara şudur, Orta Doğu’da ateş büyürken dünya kurumları küçülmektedir. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan uluslararası düzenin moral üstünlüğü ve diplomatik güvenirliği artık giderek erimektedir. Bu düzenin sadece siyasi ve askeri sorunları yok. Bu düzenin kural, ahlak ve diplomasi açısından çok büyük sorunları var.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” vizyonunun önemine vurgu yapan Duran, bölge ülkelerinin kendi sorunlarını kendi aralarında çözmesi gerektiğini belirtti. İsrail’in saldırgan tutumuna ve dış müdahalelerin yarattığı istikrarsızlığa dikkat çeken Duran, “Bölge ülkeleri kendi aralarında meselelerini kendileri çözsünler. Buranın düzenini biz kuralım. Bunun anlamı çok net. Dışarıdan gelen aktörlerin kuracağı bir düzen bize bir imkan getirmedi, çok ciddi sıkıntılar üretti.” dedi.
“Mezhep Eksenli Fitnelere Karşı Dikkatli Olunmalı”
Bölgesel gerilimlerin etnik ve mezhepsel çatışmalara dönüştürülmek istendiği uyarısında bulunan Duran, medyanın bu konudaki sorumluluğuna işaret etti. Duran, “Özellikle bizler medya dünyasının aktörleri olarak üzerinde dikkat göstermemiz gereken konulardan bir tanesi de bu. Elbette bizim ülkemiz, bizim coğrafyamız yüzyılların birikimiyle yoğrulmuş ortak bir medeniyetin evidir. Bu anlamda bizim olmayan, bizim dışımızdan gelen fitnelerin kazanlarına, yemek, aş, odun taşımamak lazım.” değerlendirmesinde bulundu.
İran ve İsrail arasındaki gerilimin mezhepsel bir zemine çekilmemesi gerektiğini ifade eden Duran, Türkiye’nin iç cephesini tahkim ederek “Terörsüz Türkiye” vizyonuyla yoluna devam ettiğini söyledi.
Dezenformasyonla Mücadele ve Basın Mensuplarına Destek
İletişim Başkanlığı olarak doğru ve hızlı haberin peşinde olduklarını belirten Duran, dezenformasyonun ulusal güvenlik meselesi haline geldiğini söyledi. Gazetecilerin çalışma şartları ve özlük hakları üzerine de çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Duran, şu açıklamalarda bulundu:
“Özellikle basın çalışanlarımızın düşük ücretleri yine reklam meselesi çerçevesinde, reklamın sanal aleme kayıyor olması, dijital aleme kayıyor olması gibi bazı meselelerimiz var. Bunlarla ilgili çalışmalar yürütüyoruz, neleri yapabileceğimiz konusunda yoğun bir çalışma içerisindeyiz. Bunun yanı sıra basın kartı, basın trafik kartlarının düzenlenmesi, akreditasyon işlemleri, ulusal ve uluslararası organizasyonlarda medya koordinasyonunun sağlanması, sahada yönlendirme ve bilgilendirme gibi konularda İletişim Başkanlığı olarak biz her daim yanınızdayız.”
Burhanettin Duran, basın kartının resmi kimlik statüsü kazanması ve dijital yayıncılık yapan gazetecilere yönelik sağlanan hakların geliştirilerek devam edeceğini sözlerine ekledi.

