ANKARA / TEKHA
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Türk kadınının toplumsal yaşamdaki tarihi serüvenini gözler önüne seren “Hayata Dokunan Kadınlar” fotoğraf sergisini düzenledi. 5 Mart’ta kapılarını açan sergi, siyasetten sanata, tarladan fabrikaya kadar hayatın her alanında emek veren kadınların hikâyelerini dijital arşivden süzülen karelerle günümüze taşıyor.
“Kadın Medeniyetimizin Asli Öznesidir”
Serginin açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kadının Türk kültüründeki hayati rolüne dikkat çekti. Kadınlar Günü’nü kutlayan Duran, “Bizim kültürümüzde kadın yalnızca önemli bir değer değil, toplumu kuran, dönüştüren ve ayakta tutan asli bir öznedir. Kurtuluş Savaşı’ndan Cumhuriyet’in inşasına, 28 Şubat’tan 15 Temmuz direnişine kadar kadınlarımız milletimizin kader anında önemli sorumluluklar almış ve belirleyici rol üstlenmiştir” dedi.
28 Şubat Engelleri Tarihe Karıştı
Konuşmasında Türkiye’nin son 25 yılda kadın hakları ve istihdamı konusunda attığı dev adımlara değinen Duran, geçmişteki kısıtlamaların aşıldığını vurguladı. Duran, şu ifadeleri kullandı:
“Kadınların inançlarından dolayı iş ve eğitim hayatının engellendiği ve açıkça dışlandığı dönemler yaşanmıştır. 28 Şubat sürecinde yaşanan üniversite hayatından kamuya ve özel sektöre kadar uzanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde inanç özgürlüğünün önündeki tüm engeller ortadan kaldırılmıştır.”
Arşivden 41 Tarihi Kare
İletişim Başkanlığı dijital görsel arşivinden derlenen sergi, 1934-1986 yılları arasını kapsayan siyah beyaz 41 fotoğraftan oluşuyor. Sergide; çay hasadı yapan işçilerden Türkiye’nin ilk kadın taksi şoförüne, Ankara Radyosu spikerlerinden seramik fabrikası çalışanlarına kadar geniş bir yelpazede “iz bırakan” anlar yer alıyor.
Güçlü Kadın, Güçlü Aile Vurgusu
Duran, kadının güçlenmesinin aile yapısını da sağlamlaştırdığını belirterek, “Güçlü kadının güçlü aileyi, güçlü ailenin de güçlü toplumu inşa edeceğini düşünmekteyiz. Kadının güçlenmesiyle ailenin güçlenmesi birbirine alternatif değil, birbirini tamamlayan iki unsurdur” dedi.

