ANKARA / TEKHA
Kanada’dan Türkiye’ye gerçekleştirilen ilk resmi kültür varlığı iadesi kapsamında; 17 ile 19’uncu yüzyıllar arasına tarihlenen 7 el yazması sayfa, 2 nadir matbu eser sayfası ve 2 modern hat çalışması teslim alındı. Dün akşam saatlerinde gerçekleşen bu iade, uluslararası kültür varlığı hukuku açısından emsal niteliği taşıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre süreç, Ocak 2024’te eserlerin İstanbul’dan Vancouver’a götürülmek istenmesi üzerine Kanada Sınır Hizmetleri Ajansı’nın müdahalesiyle başladı. Kanada Miras Bakanlığı ile kurulan resmi temaslar ve Türkiye’nin sunduğu bilimsel raporlar sonucunda hukuki süreç başlatıldı. Kanada Federal Mahkemesi, eserlerin 2863 sayılı kanun kapsamında Türkiye’ye ait olduğuna hükmederek iadesine karar verdi.

Ottawa’da Resmi Tören
Eserler, 30 Mart’ta Kanada’nın başkenti Ottawa’da bulunan Kanada Koruma Enstitüsü’nde düzenlenen törenle resmen teslim edildi. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz tarafından teslim alınan eserler, 1970 UNESCO Sözleşmesi kapsamında yürütülen uluslararası iş birliğinin en somut örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.

17-19’uncu Yüzyıla Ait Nadir Eserler
Kanada Federal Mahkemesi’nin 11 Eylül 2025 tarihli kararı doğrultusunda iade edilen eserlerin Arapça ve Osmanlı Türkçesi metinler içerdiği; fıkıh, tasavvuf, tarih ve edebiyat alanlarına ışık tuttuğu belirlendi. İncelemelerde, yazma eser sayfalarının özgün ciltlerinden koparıldığı ve bazı varaklara ticari amaçlı modern minyatürler eklendiği tespit edildi. Bu müdahalelere rağmen eserlerin tarihi ve kültürel değerini koruduğu vurgulandı.

Bakan Ersoy: “Her Eserin İzini Sürüyoruz”
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Mirasımıza sahip çıkıyor, tarihin emanetlerini doğduğu topraklara kavuşturuyoruz. Yeni bir iadeyi daha sonuçlandırdık. Kanada’dan Türkiye’ye ilk resmi iadeyi dün akşam gerçekleştirdik. 17-19’uncu yüzyıllar arasına tarihlenen eserleri Ottawa’da teslim aldık. Kanada Sınır Hizmetleri Ajansı tarafından başlatılan süreci büyük bir titizlikle yürüterek bilimsel ve hukuki mücadelemizi sonuçlandırmış olduk. Bu iade, uluslararası alanda da güçlü bir emsal niteliği taşıyor. Yasa dışı yollarla bu topraklardan koparılan her eserin izini sürüyor ve tek tek geri alıyoruz. Süreci başarıyla yürüten tüm ekiplerimize ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum.”

