Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

KKTC Başbakanı Üstel’den BM Ziyareti Sonrası Siyasi Gerçekler Vurgusu

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ / TEKHA

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Ada temaslarının ardından yazılı bir açıklama yayımladı.

Federasyon Modelleri Başarısızlığa Uğradı

Başbakan Üstel, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Ada ziyaretini değerlendirerek şu açıklamayı yaptı:

“Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’ta gerçekleştirdiği temaslar ve yapılan açıklamalar, Kıbrıs meselesinde yeni bir dönemin ancak Ada’daki mevcut siyasi gerçekler esas alınarak şekillenebileceğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bugün artık herkesin kabul etmesi gereken temel gerçek şudur; Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi ve iki ayrı devlet vardır. Yıllarca denenen, defalarca başarısızlığa uğrayan federasyon temelli çözüm modellerinin yeniden gündeme taşınmasının Kıbrıs Türk halkına kazandıracağı hiçbir şey yoktur.”

Egemen Eşitlik İlkesi Masanın Olmazsa Olmazı

Müzakere süreçlerinin zeminine ilişkin hükümetin net duruş sergilediğini hatırlatan Üstel, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir uzlaşı ancak Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının, egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesiyle mümkün olabilir. Bu iki temel ilke sağlanmadan başlayacak herhangi bir müzakere sürecinin başarı şansı bulunmamaktadır. Rum tarafının hala Crans-Montana’da kaldığı yerden federasyon müzakerelerine dönme arayışı içinde olması, çözümsüzlüğün temel nedeninin değişmediğini açıkça göstermektedir. Aynı anlayış devam ettiği sürece farklı bir sonucun ortaya çıkmasını beklemek gerçekçi değildir. Kıbrıs Türk tarafı olarak biz, sonuç üretmeyecek, zaman kaybına dönüşecek ve halkımızın kazanılmış haklarını tartışmaya açacak hiçbir sürecin tarafı olmayacağız. Bizim için önemli olan toplantı yapmak değil, Kıbrıs Türk halkının haklarını güvence altına alacak gerçekçi bir zeminin oluşturulmasıdır.”

Türkiye İle Milli Politikada Tam Uyum

Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir hedef birliği içerisinde hareket edildiğine dikkat çeken Üstel, değerlendirmelerine şu sözlerle devam etti:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaya koyduğu milli politika ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yürüttüğü siyaset aynı anlayışa dayanmaktadır. Ana vatanımızın etkin ve fiili garantörlüğü ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Ada’daki varlığı, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve Doğu Akdeniz’deki barış ve istikrarın vazgeçilmez teminatıdır. Bu konular hiçbir şart altında müzakere konusu yapılamaz. Rum tarafının son dönemde sürdürdüğü silahlanma faaliyetleri, Kıbrıs Türk halkını hedef alan hukuki ve siyasi baskıları artırması, taşınmaz mallar üzerinden yürütülen girişimler ve uzlaşmaz tutumu, güven ortamına hizmet etmemektedir. Öncelikle bu anlayışın değişmesi gerekmektedir. Hükümetimiz, Kıbrıs Türk halkının refahını artıracak, günlük yaşamını kolaylaştıracak ve iki taraf arasında karşılıklı yarara dayalı iş birliğini geliştirecek her türlü yapıcı adıma destek vermeye devam edecektir. Ancak bu yaklaşım, devletimizden, egemen eşitliğimizden ve eşit uluslararası statümüzden taviz verileceği anlamına asla gelmez.”

Gelecek Kendi Devletimiz Çatısı Altında Şekillenecek

Ada’daki mevcut şartların kabul edilmesi gerektiğini ifade eden KKTC Başbakanı Ünal Üstel, demecini şu ifadelerle tamamladı:

“Hiç kimse Kıbrıs Türk halkından geçmişte başarısız olmuş formülleri yeniden kabul etmesini beklememelidir. Hükümet olarak milli davamızı, devletimizi, egemen eşitlik ilkemizi ve ana vatan Türkiye ile sarsılmaz birlikteliğimizi kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Kıbrıs Türk halkının geleceği, kendi devleti çatısı altında, kendi iradesiyle ve ana vatan Türkiye’nin güçlü desteğiyle güven içinde şekillenecektir.”