Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Milli Savunma Bakanı Güler’den ‘Terörsüz Türkiye’ Ve Bölgesel Güvenlik Vurgusu

ANKARA / TEKHA Milli

ANKARA / TEKHA

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, kaymakam adaylarına hitap ettiği programda Türkiye’nin bölgesel diplomasi hamleleri, iç güvenlik adımları ve savunma stratejilerine ilişkin mühim değerlendirmelerde bulundu.

Kolektif Caydırıcılık Ve Stratejik Ortaklıklar

Türkiye’nin krizleri uzaktan izleyen bir konumda yer almadığını belirten Bakan Güler, geniş bir coğrafyada istikrar sağlayıcı rol üstlenildiğini kaydederek şunları söyledi:

“Bugün Türkiye, yakın coğrafyasındaki gelişmeleri seyreden bir ülke değildir. Aksine ülkemiz Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada barışın ve istikrarın korunmasına katkı sağlayan, dostlarının güven duyduğu, görüşleri sorulan ve pek çok konuda katkısı aranan önemli bir aktördür. En son Mekke’de imzaladığımız Ortak Savunma Anlaşması da geliştirdiğimiz stratejik iş birliklerinin en güncel örneklerinden biri olmuştur. Birbirinden kritik imkan ve kabiliyetlere sahip, kolektif caydırıcılığı esas alan üç dost ülkenin ortaya koyduğu bu güçlü irade, köklü kardeşlik bağlarımızı ve karşılıklı güven anlayışımızı stratejik bir zeminde tahkim eden, tarihi bir adım niteliğindedir. Sonuç olarak caydırıcı gücümüz, savunma sanayisinde ulaştığımız mümtaz seviye, çok yönlü diplomatik ilişkilerimiz ve stratejik ortaklıklarımız ülkemizin bu konumunu daha da ileriye taşımaktadır.”

İç Cephenin Sağlamlaştırılması Ve Kurumsal İş Birliği

Dış politikadaki nüfuzun ülke içindeki sarsılmaz düzenden güç aldığını ifade eden Güler, mülki idare amirlerinin güvenlik kazanımlarındaki sorumluluğuna işaret ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu nedenle milli güvenliğimizi ele alırken sınırlarımızın ötesindeki gelişmeler kadar, iç cephemizin tahkim edilmesine de büyük önem veriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde yürütülen ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi de ülkemizin geleceği bakımından son derece stratejik bir mahiyet taşımaktadır. Bu tarihi süreç elde edilen güvenlik kazanımlarımızı kalıcı hale getirmeyi, terörü bir daha geri dönmemek üzere ülkemizin ve milletimizin gündeminden çıkarmayı amaçlamaktadır. Esasen başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere ülkemizde bugün tesis edilen güven ve huzur ortamına kolay ulaşılmadığını sizler, geleceğin mülki idare amirleri olarak çok iyi bilmelisiniz. Terörle mücadelede elde ettiğimiz başarılar, ülkemizin yıllardır pek çok imkan ve kaynağını harcayarak ortaya koyduğu emsalsiz fedakarlık ve gayretlerin sonucudur. Bu mücadelede Milli Savunma Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız ve Milli İstihbarat Teşkilatımız arasındaki etkin koordinasyon ve yüksek dayanışmanın önemini de özellikle vurgulamak isterim. Nitekim başta kahraman Mehmetçik’imiz olmak üzere kahraman jandarmamız, kahraman polislerimiz ve güvenlik korucularımız yıllar boyunca teröre karşı büyük bir mücadeleler vermiş, büyük bedeller ödemişlerdir. Dolayısıyla huzur ve güven içerisinde yaşadığımız her günün ardında bu eşsiz fedakarlıkların bulunduğunu hiçbir zaman unutmamalı ve unutturmamalıyız. Vatanımızın bütünlüğü, milletimizin birlik ve beraberliği uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakarlıklarıyla elde edilen kazanımların korunması hepimizin boynunun borcudur.”

Sınır Ötesinde Kalıcı İstikrar Ve Toplumsal Bütünleşme

“Fedakarlığın ve kahramanlığın temsilcisi Mehmetçik’imizle ne kadar gurur duysak azdır. Bugün bizlere düşen bu güvenlik kazanımlarını kalıcı hale getirmek, milletimizin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirmek, terörü ve şiddeti ülkemizin gündeminden tamamen çıkarmaktır” sözleriyle kararlılık mesajı veren Bakan Güler, açıklamalarını şu ifadelerle tamamladı:

“Bu doğrultuda Gazi Meclisimizin büyük bir çoğunlukla kabul ettiği Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un yürürlüğe girmesiyle ‘Terörsüz Türkiye’ yolunda tarihi bir eşik daha aşılmıştır. Kanun kapsamında oluşturulan ve bakanlıklarımızın da dahil olduğu Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu da çalışmalarına başlamış, yürüteceği faaliyetlerine ilişkin esasları belirlemiştir. Köklü devlet aklımıza dayalı stratejik bir vizyonla yürüttüğümüz bu süreçte güvenlikten taviz vermeden, milletimizin hassasiyetlerini gözeterek her adımı büyük bir dikkat ve sorumlulukla atıyoruz. ‘Terörsüz Türkiye’ vizyonumuzun bölgesel boyutunu oluşturan terörsüz bölge hedefimiz doğrultusunda sınırlarımızın ötesinde de terör yapılanmalarının kalıcı biçimde ortadan kaldırılmasını ve bölgemizde huzur ve istikrarın hakim olmasını arzu ediyoruz. Bu çerçevede Suriye’deki terör yapılanmalarının, silahlı varlıklarının sona erdirilmesi ve devlet otoritesinin güçlendirilmesi yönündeki gelişmeleri ülkemizin ve bölgemizin güvenliği açısından yakından takip ediyoruz. Hem ülkemizde hem de bölgemizde terörün etkisi tamamıyla ortadan kalktıkça sınırlarımızın her iki tarafında güven, istikrar, kalkınma ve iş birliği için çok daha geniş bir alan ortaya çıkacaktır. Bu hedef güvenlik alanında ulaşılan kazanımların kalıcı hale getirilmesinin yanı sıra bin yıllık kardeşliğimizi pekiştirme, ülkemizin geleceğine yönelik daha büyük bir kalkınma ve toplumsal bütünleşme hamlesidir. ‘Terörsüz Türkiye’nin sağlayacağı bu huzur ortamının vatandaşlarımızın günlük hayatına ve kamu hizmetlerine yansıtılmasında yerel kalkınma imkanlarının daha güçlü harekete geçirilmesinde mülki idare amirlerimize ve yarın bu sorumluluğu üstlenecek sizlere de önemli görevler düşmektedir. Özellikle terörden uzun yıllar etkilenen bölgelerimizde görev yapacak arkadaşlarımızın devlet ile vatandaş arasındaki bağı daha da güçlendirmesi ve kamu hizmetlerini en ücra noktaya kadar ulaştırması, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizin toplumsal zeminde kökleşmesine hayati katkılar sunacaktır.”